19 Ekim 2018 , Cuma - 05 : 21

Sigara İçmenin Hükmü Nedir?

Sigara İçmenin Hükmü Nedir?

Sigara İçmek İsraf Ve Zulümdür: Sigara içenlerin çoğunluğu, “zenginlerin ve ailesinin nafakasını temin edebilenlerin sigara içmesi tenzîhen mekrûhtur; fakirlerin içmesi doğru değildir” derler… Bu tutarsız söz, sigara içiyor olmanın bir önyargısıdır. Müteahhırûn ulemâdan kimse –şâzz görüşler hariç- bu görüşte değildir. Aksine haram yada tahrîmen mekrûh olması üzerinde yoğunlaşmışlardır. Her iki fetvâ da sigara içmenin günah olduğu ve azabı gerektirdiği anlamı …

Devamını Oku »

Müşriklerin Kestiği Hayvanların Eti Yenilir mi?

Müşriklerin Kestiği Hayvanların Eti Yenilir mi?

Allah’a hamd, Rasûlüne salât ve selâm ediyoruz. Başarı ancak O’nun yardımı iledir. Bu mesele aslında temel konulardan olmadığı için; itikâdî bozuklukların olduğu, helâl ve haramların dahi tam bilinemediği, İslâm’ın hakikatinin pek çoklarına kapalı olduğu bir dönemde, öncelikli ele alınacak konulardan olmadığı aşikardır. Ancak ne kadar üzücü bir durumdur ki, yılların geçmesiyle, bu mesele sıkça konuşulmadığı için, ilimsiz ve nefsine uyan …

Devamını Oku »

Cennetin ve Cehennemin Kapıları

Cennetin ve Cehennemin Kapıları

Zümer: 71’de فُتِحَتْ أَبْوَابُهَا ifadesi kullanılırken; Zümer: 73’de وَفُتِحَتْ أَبْوَابُهَا şeklinde, fazladan vav harfi kullanılmasının nedeni nedir? Zümer: 71 ve Zümer: 73 Ayetleri: Zümer: 71’de, kâfirlerin cehenneme sürüleceği beyan edilirken, “kapıları açılır” anlamında فُتِحَتْ أَبْوَابُهَا  ifadesi kullanılır. Zümer: 73’de ise, müttakilerin cennete sevk edileceğinden bahsedilirken başında vav ziyâdesiyle (ilavesiyle) aynı ifade yani وَفُتِحَتْ أَبْوَابُهَا  kullanılır. O halde Zümer: 73’de, 71. …

Devamını Oku »

Peygamberimizin Hicret Esnasındaki Tedbir ve Tevekkülü ve Tevbe, 40

Peygamberimizin Hicret Esnasındaki Tedbir ve Tevekkülü

Peygamberimiz, Mekke’den Medine’ye hicret esnasında Medine’ye giden kuzey yolunu değil; tam aksi istikamette güneye doğru ilerledi ve Sevr mağarasına sığındı. Efendimiz güney yolunda ilerlemeyi tercih etmişti; zira müşrikler kâinatın serverini öldürmek için onun peşine takılmışlardı. Peygamberimiz, tabir-i câizse, gemiyi en son terk eden bir kaptan gibi Medine’ye en son hicret edenlerden idi. Onun dışında Mekke’de o esnada birkaç zayıf, çaresiz …

Devamını Oku »

İSLÂM’A DAVET METODU VE NAHL: 125’İN TEFSİRİ

İslâm'a Davet Metodu ve Nahl 125'in Tefsiri

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ ادْعُ إِلِى سَبِيلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَجَادِلْهُم بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِ وَهُوَ أَعْلَمُ بِالْمُهْتَدِينَ Allah’a hamd, Rasûlüne salât ve selâm ile söze başlıyoruz. Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle davet et. Onlarla en güzel yolla mücadeleni yap! Şüphesiz ki Rabbin yolundan sapanları da en iyi …

Devamını Oku »

PEYGAMBERİMİZ ALEYHİSSALÂTÜ VESSELÂM DÖNEMİNİN DÜNYA KONJONKTÜRÜ

Peygamberimiz (s.a.v) Döneminin Dünya Konjonktürü

Peygamberimizin gönderildiği dönemde başta Arap yarımadası olmak üzere tüm dünyayı baştan başa şirk ve küfür dalgası kuşatmıştı. Her toplum kendi içinde bir dünya görüşü ortaya koymuş medeniyet, kültür, sanat ve kanunlar tesis etmişlerdi. Hz. Muhammed aleyhissalâtü vesselâm, son elçi olarak gönderildiği zaman, Arabistan yada çevre ülkelerden insanların kültür ve medeniyetten mahrum oldukları için, başka seçenekleri bulunmaması gerekçesiyle ilâhi çağrıya olumlu …

Devamını Oku »

ALLAH’IN İSİM VE SIFATLARIYLA TEVESSÜL ETMEK CÂİZ MİDİR?

Allah'ın İsim ve Sıfatlarıyla Tevessül Etmek

Soru: Bazıları, Allah’ın isim ve sıfatlarıyla tevessül etmenin yani İlâhi isim ve sıfatları zikrederek Allah’tan istemenin câiz olmadığını hatta şirk olduğunu savunuyorlar. Bu şekilde bir dua ve isteme şekli câiz değil midir? Cevap: Bismillahirrahmanirrahim. Yarattıklarının sayısı, zâtının rızası, yüce arşının ağırlığı ve kelimelerinin adedi kadar hamd ile Allah’ı tesbih ve tenzih ederek başlıyorum. Soruya cevap verirken, konunun soruyla alakalı boyutunun …

Devamını Oku »

ALLAH VE MAHLÛKAT İLİŞKİSİ

Allah ve Mahlûkat İlişkisi

İnsan ürünü bütün düzenler, birbirlerinin alternatifi olarak doğmuştur. Hiçbir sistem İslâm’ın açığını kapatmak, yetersizliğine alternatif olma iddiasında bulunamaz. İslâm, insanı yaratan Allah’ın sistemidir. İnsanın kalbinin, aklının, nefis, ruh ve cesedinin yoktan yaratıcısı olan Allah, sınırsız ilmiyle insanlık için en mükemmel sistemi göndermiştir. Onda ne bir eksiklik, ne bir fazlalık ve ne de bir tutarsızlık vardır. Böyle bir şeyi savunmak, Allah’ın …

Devamını Oku »

KANUN KOYUCU (ŞÂRİ’) ANCAK ALLAH’TIR !

Kanun Koyucu (Şâri’) Ancak Allah'tır

Şâri’ şeriat koyucu demektir. Bu kelime şer’ ve şerîat kelimelerinden gelmektedir, ism-i fâildir. Lügatta şerîat, insanı bir ırmağa, bir su kaynağına götüren yol, izhar etmek, açıklamak ve kanun koymak anlamlarına gelmektedir. İslâm terimi olarak şeriat, Allah’ın kulları için koymuş olduğu dinî ve dünyevî hükümlerin hepsinin adıdır. Şerîat kelimesi din ile aynı anlamda olup, hem ahkâm-ı asliyye denilen itikâdiyyâtı, hem de …

Devamını Oku »